Salı, Aralık 27, 2011

hasarın ortası..

hasarın ortası, azı, çoğu mu olurmuş demeyin, oluyormuş. Misal bizim ev için orta hasarlı demişler. ilk duyunca bir ağırıma gitti sormayın. insanın evi sadece dört duvar değilmiş, yakını, dostu, akrabası, arkadaşı gibiymiş. sanki bir dostumun ağır bir hastalığa yakalandığını öğrenmiş gibi oldum. hatta daha da ötesi aslında. malumunuz bir insanla özdeşleştiğimiz kadar yakınızdır ve duygumuz o ölçüde derinleşir, yoğunlaşır. ev de öyle işte, aslında ben hasarlıymışım ortadan, yayladan gel allı gelin yayladan, seni benden ayıranlar orta boylum kör olsun falan filan..



van'da dün listeler açıklandı, mıhtarlıklara asılacak bu listelerde evlerin durumu yazılıyor, hasarsız-az-orta-ağır hasarlı gibi ibarelerle açıklanıyor evlerimizin durumu. yepyeni bir tanım değildir bu ama evlerimizi biz daha öncesinde büyüklüğüne, oda sayısına, mevkiine, bulunduğu kata, güneş görüp görmemesine, cephesine, yapıldığı malzemenin cinsine, sınıfına filan göre tanımlarken birdenbire uzmanlar tarafından başka şekilde tanımlanıyor olması garip. Lan Hüsnü sizin ev için orta hasarlı diyorlarmış duydun mu, hadi len oradan orta hasarlı senin babandır, diyaloğundaki gibi bir duygu uyandırıyor bu; aman kız filancanın evine orta hasarlı demişler yazık nasıl da yapılıydı içi jakuzimiz var deyi hava atıyorlardı, boyun posun devrilsin damat inşallah evin orta hasarlı çıkar da bizim tek katlıya muhtaç kalırsın filan gibi diyaloglar şehrimizde her an gelişebilir hazırlıklı olunsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder