Cumartesi, Aralık 24, 2011

ds ve dö

bundan sonra böyle. van daki yaşantımızı anlatırken böyle diyeceğiz, depremden önce depremden sonra-lı cümleler kuracağız, çocuğumuzun yaşına göre hesaplayacağız, senin kızın dişi yeni çıktıydı ilk deprem olduğunda vs gibi, veyahut yakın tarihli siyasal olaylarla refere edeceğiz, giden arkadaşlarımızın olmama süresinden çıkaracağız. sonuç olarak depremi unutacağız elbet somut olarak, ama soyut olarak tarihimize kaydedeceğiz onu, asla kaybetmeyecek aklımız bu bilgiyi çünkü hayatımızı çok sarstı, çok...



bakın şimdiden bile etkisi azalmaya başladı üzerimde. ben yazmaz oldum, kimseler de okumuyor eskisi gibi. acı böyle bir şey işte, zamanla yitip gidiyor, paylaşılma arzusunu da beraberinde götürerek. acı anlatılmıyor öyle çok, çok da dinlenmiyor, borç savar gibi hızlıca olup bitmeli her şey, tamam ağladık bitti şimdi gülelim, gülmeliyiz, gülsene be, hayata böyle devam edemeyiz çünkü oluyor... Travmanın acısı geçiyor ama etkisi değil, o küntlük yok mu o küntlük, insanın yakasını bırakmıyor, duygusundan, sosyal ağından, işlevselliğinden, hobilerinden, tutkularından, hassasiyetlerinden koparıp alıyor insanı, öylece posa halinde kalıyorsun, mala bağlıyorsun veyahut, ayakta geçirilen bitkisel dönemler yaşıyorsun. o da geçer elbet amma arkadaşa biraz su verelim kurumuş kalmış...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder